top of page
  • Instagram
  • Twitter
  • YouTube

A SHORT REVIEW OF ENGLISH GRAMER 2 (= KISA İNGİLİZCE DİLBİSİ TEKRARI 2

  • abdurrahmansenyuva
  • 1 May 2022
  • 17 dakikada okunur

PAST GOING TO FUTURE (~ GEÇMİŞ PLANLI GELECEK ZAMAN )


ØGelecekte yapmaya niyet ettiğimiz veya planladığımız ama yapamadığımız eylemleri Past Going to Future ile söyleriz.


Örnekler :


-She was going to stay at the hotel. (O, otelde kalacaktı.)

-I was going to see the doctor.(Doktorla görüşecektim)

-We were going to finish this unit in two days. (İki gün içinde bu üniteyi bitirecektik.)


CÜMLE YAPISI


Going to Future yapısıyla cümle kurarken was/were going to ‘dan sonra fiilerin yalın halini kullanırız.


Örnekler :


-She was going to learn how to drive.(O araba kullanmayı öğrenecekti.)

-We were going to wait until he comes. (O gelene kadar bekleyecektik.)

-I was going to be a good teacher. (İyi bir öğretmen olacaktım.)

-They were going to be here tomorrow.(Yarın burada olacaklardı.)

-You were going to study hard for the exam.(Sınava sıkı çalışacaktın.)

-He was going to use my computer.(Benim bilgisayarımı kullanacaktı.)

-We were going to listen to music.(Müzik dinleyecektik.)

-My sister was going to study law at that university.(Kız kardeşim o üniversitede hukuk okuyacaktı.)


OLUMLU CÜMLE :


OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-Was I going to walk in the park?

( Parkta yürüyecek miydim?)

- Yes,you were. (Evet)

-No,you weren’t (Hayır)


-Were you going to walk in the park?

( Parkta yürüyecek miydin?)

- Yes,I was. (Evet)

-No,I wasn’t (Hayır)


-Was he going to walk in the park?

( Parkta yürüyecek miydi?)

- Yes,he was. (Evet)

-No,he wasn’t (Hayır)


-Was she going to walk in the park?

( Parkta yürüyecek miydi?)

- Yes,she was. (Evet)

-No,she wasn’t (Hayır)


- Was it going to walk in the park?

( Parkta yürüyecek miydi?)

- Yes,it was. (Evet)

-No,it wasn’t (Hayır)


-Was Ali going to walk in the park?

( Parkta yürüyecek miydi?)

- Yes,he was. (Evet)

-No,he wasn’t (Hayır)


-Were we going to walk in the park?

( Parkta yürüyecek miydik?)

- Yes,you were. (Evet)

-No,you weren’t (Hayır)


-Were I going to walk in the park?

( Parkta yürüyecek miydiniz?)

- Yes,we were. (Evet)

-No,we weren’t (Hayır)


-Were they going to walk in the park?

( Parkta yürüyecekler miydi?)

- Yes,they were. (Evet)

-No,they weren’t (Hayır)


-Were my friends going to walk in the park?

( Arkadaşlarım parkta yürüyecekler miydi?)

- Yes,they were. (Evet)

-No,theyweren’t (Hayır)


WILL FUTURE (~ PLANSIZ GELECEK ZAMAN )


ØGelecekte yapmaya konuşma anında karar verdiğimiz eylemleri Will Future ile söyleriz.


Örnekler :


A: Tea or coffee? (Çay mı kahve mi? ) B: I will have tea,please. (Çay alayım,lütfen.)

A: Oh,I have forgotten my wallet.(A,cüzdanımı unutmuşum.)

B:Don’t worry.I will lend you some money. (Merak etme.Ben sana biraz ödünç para veririm.)


ØÖzellikle “think (düşünmek),suppose (sanmak),guess (tahmin etmek),expect (ummak),be afraid (korkmak),be sure (emin olmak) … gibi fiillerden sonra gözleme dayanmayan geleceğe yönelik tahminlerimizi,beklentilerimizi, endişelerimizi Will Future ile söyleriz.

Ø

- I hope they will be here tomorrow.(Umarım yarın burada olacaklar.)

- I think my sister will study law at that university.(Sanırım kız kardeşim o üniversitede hukuk okuyacak.)

- I am sure we will listen to music.(Eminim müzik dinleyeceğiz.)


CÜMLE YAPISI


Will Future yapısıyla cümle kurarken Will ‘den sonra fiillerin yalın halini kullanırız.


Örnekler :


-She will learn how to drive.(O araba kullanmayı öğrenecek.)

-We will wait until he comes. (O gelene kadar bekleyeceğiz.)

-I will be a good teacher. (İyi bir öğretmen olacağım.)

-You will study hard for the exam.(Sınava sıkı çalışacaksın.)

-He will use my computer.(Benim bilgisayarımı kullanacak.)


OLUMLU CÜMLE :


OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-Will I walk in the park?

( Parkta yürüyecek miyim?)

- Yes,you will. (Evet)

-No,you won’t (Hayır)


-Will you walk in the park?

( Parkta yürüyecek misin?)

- Yes,I will. (Evet)

-No,I won’t (Hayır)


-Will he walk in the park?

( Parkta yürüyecek mi?)

- Yes,he will. (Evet)

-No,he won’t (Hayır)


-Will she walk in the park?

( Parkta yürüyecek mi?)

- Yes,she will. (Evet)

-No,she won’t (Hayır)


- Will it walk in the park?

( Parkta yürüyecek mi?)

- Yes,it will. (Evet)

-No,it won’t (Hayır)

-

-Will Ali walk in the park?

( Ali parkta yürüyecek mi?)

- Yes,he will. (Evet)

-No,he won’t (Hayır)


-Will we walk in the park?

( Parkta yürüyecek miyiz?)

- Yes,you will. (Evet)

-No,you won’t (Hayır)


-Will you walk in the park?

( Parkta yürüyecek misiniz?)

- Yes,we will. (Evet)

-No,we won’t (Hayır)


-Will they walk in the park?

( Parkta yürüyecekler mi?)

- Yes,they will. (Evet)

-No,they won’t (Hayır)


-Will my friends walk in the park?

( Arkadaşlarım parkta yürüyecekler mi?)

- Yes,they will. (Evet)

-No,they won’t (Hayır)


WILL FUTURE CONTINIOUS (~ SÜREKLİ PLANSIZ GELECEK ZAMAN )


ØGelecekte bir eylemin devam ettiği anı Will Future Continious ile söyleriz.


Örnekler :


-I will be travelling around Europe next summer. (Gelecek yaz Avrupayı geziyor olacağım.)

-She will be sleeping then.(O sırada uyuyor olacak.)

-You will be speaking English fluently in two weeks. (İki hafta içinde akıcı İngilizce konuşuyor olacaksın.)


Not : like (sevmek) , love (çok sevmek) , hate (nefret etmek) ,want (istemek) ,need (ihtiyaç duymak) , prefer (tercih etmek),know (bilmek),realise (fark etmek) , suppose (sanmak,farz etmek) , mean (demek istemek, kastetmek) ,understand (anlamak) , believe (inanmak) , remember (hatırmalamak) , belong (ait olmak) , fit (uymak) , contain (içermek) , consist (oluşmak,meydana gelmek) , seem (gibi görünmek) … gibi fiilerle Will Future Continious kullanılmaz,Will Future tense kullanılır.


Örnekler :


-I will want to go out . (Dışarı çıkmak isteyeceğim.) ( I will be wanting to go out olmaz.)

-I will like that kind of books.(O tarz kitapları seveceğim.) (I will be liking that kind of books recently olmaz.)

-You will hate selfish people. (Bencil insanlardan nefret edeceksin.) (You will be hating selfish people olmaz.)

-

CÜMLE YAPISI


Will Future Continious yapısıyla cümle kurarken Will be‘den sonra fiillere “ing” eki getiririz.


Örnekler :


-She will be learning how to drive.(O araba kullanmayı öğreniyor olacak.)

-We will be waiting for him when he comes. (Geldiğinde onu bekliyor olacağız.)

-You will be studying hard for the exam then.(O sırada sınava sıkı çalışıyor olacaksın.)

-He will be using my computer.(Benim bilgisayarımı kullanıyor olacak.)


OLUMLU CÜMLE :


OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-Will I be walking in the park?

( Parkta yürüyor olacak mıyım?)

- Yes,you will. (Evet)

-No,you won’t (Hayır)


-Will you be walking in the park?

( Parkta yürüyor olacak mısın?)

- Yes,I will. (Evet)

-No,I won’t (Hayır)


-Will he be walking in the park?

( Parkta yürüyor olacak mı?)

- Yes,he will. (Evet)

-No,he won’t (Hayır)


-Will she be walking in the park?

( Parkta yürüyor olacak mı?)

- Yes,she will. (Evet)

-No,she won’t (Hayır)


- Will it be walking in the park?

( Parkta yürüyor olacak mı?)

- Yes,it will. (Evet)

-No,it won’t (Hayır)


-Will Ali be walking in the park?

( Ali parkta yürüyor olacak mı?)

- Yes,he will. (Evet)

-No,he won’t (Hayır)


-Will we be walking in the park?

( Parkta yürüyor olacak mıyız?)

- Yes,you will. (Evet)

-No,you won’t (Hayır)


-Will you be walking in the park?

( Parkta yürüyor olacak mısınız?)

- Yes,we will. (Evet)

-No,we won’t (Hayır)


-Will they be walking in the park?

( Parkta yürüyor olacaklar mı?)

- Yes,they will. (Evet)

-No,they won’t (Hayır)


-Will my friends be walking in the park?

( Arkadaşlarım parkta yürüyor olacak mı?)

- Yes,they will. (Evet)

-No,they won’t (Hayır)


PAST WILL FUTURE (~ GEÇMİŞ PLANSIZ GELECEK ZAMAN )


ØGelecekte bir eylemin tamamlandığı anı ifade etmek için Past Will Future kullanırız.


Örnekler :


- She will have finished your homework by then. (O zamana kadar ödevini bitirmiş olacak.)

- I will have cooked dinner untill the guests arrive.(Misafirler gelene kadar akşam yemeğini pişirmiş olacağım.)

- You will have learnt how to drive by then. (O zamana kadar araba kullanmayı öğrenmiş olacaksın.)



CÜMLE YAPISI


Past Will Future yapısıyla cümle kurarken Will have‘den sonra fiillerin sonuna “ed” getiririz.Bazı fiiller düzensizdir onların 3.halini kullanırız.


Örnekler :


-She will have come when the dinner is ready.

(Akşam yemeği hazır olduğunda gelmiş olacak.)

-We will have finished this unit in two weeks. (İki hafta içinde bu üniteyi bitirmiş olacağız.)

-I will have graduated from the university next August.

(Önümüzdeki Ağustosta üniversiteden mezun olmuş olacağım.)

-You will have passed all of the exam next month.

(Gelecek ay tüm sınavlarından geçmiş olacaksın.)

-He will have bought a computer tomorrow afternoon.

(Yarın öğleden sonra bir bilgisayar almış olacak.)

-Selim will have called you by then.(O zamana kadar Selim seni aramış olacak.)

-I will have burnt out until I finish this project.

(Bu projeyi bitirene kadar yorgunluktan bitip tükenmiş olacağım.)


OLUMLU CÜMLE :


OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-Will I have walked in the park?

( Parkta yürümüş olacak mıyım?)

- Yes,you will. (Evet)

-No,you won’t (Hayır)


-Will you have walked in the park?

( Parkta yürümüş olacak mısın?)

- Yes,I will. (Evet)

-No,I won’t (Hayır)


-Will he have walked in the park?

( Parkta yürümüş olacak mı?)

- Yes,he will. (Evet)

-No,he won’t (Hayır)


-Will she have walked in the park?

( Parkta yürümüş olacak mı?)

- Yes,she will. (Evet)

-No,she won’t (Hayır)


- Will it have walked in the park?

( Parkta yürümüş olacak mı?)

- Yes,it will. (Evet)

-No,it won’t (Hayır)


-Will Ali have walked in the park?

( Ali parkta yürümüş olacak mı?)

- Yes,he will. (Evet)

-No,he won’t (Hayır)


-Will we have walked in the park?

( Parkta yürümüş olacak mıyız?)

- Yes,you will. (Evet)

-No,you won’t (Hayır)


-Will you have walked in the park?

( Parkta yürümüş olacak mısınız?)

- Yes,we will. (Evet)

-No,we won’t (Hayır)


-Will they have walked in the park?

( Parkta yürümüş olacaklar mı?)

- Yes,they will. (Evet)

-No,they won’t (Hayır)


-Will my friends have walked in the park?

( Arkadaşlarım parkta yürümüş olacaklar mı?)

- Yes,they will. (Evet)

-No,they won’t (Hayır)


PAST WILL FUTURE CONTINIOUS (~ GEÇMİŞ SÜREKLİ PLANSIZ GELECEK ZAMAN )


ØGelecekte belli bir zamanda bir eylemin devam etmekte olacağını Past Will Future Continious ile söyleriz.


Örnekler :


-I will have been travelling around Europe for three months next April.

(Gelecek Nisan ayında üç aydır Avrupayı gezmekte olacağım.)

-She will have been sleeping for two hours at 3pm.(Öğleden sonra saat 3’te iki saatten beri uyumakta olacak.)

-You will have been speaking English fluently for two weeks next Monday.

(Gelecek Pazartesi iki haftadan beri akıcı İngilizce konuşmakta olacaksın.)


Not : like (sevmek) , love (çok sevmek) , hate (nefret etmek) ,want (istemek) ,need (ihtiyaç duymak) , prefer (tercih etmek),know (bilmek),realise (fark etmek) , suppose (sanmak,farz etmek) , mean (demek istemek, kastetmek) ,understand (anlamak) , believe (inanmak) , remember (hatırmalamak) , belong (ait olmak) , fit (uymak) , contain (içermek) , consist (oluşmak,meydana gelmek) , seem (gibi görünmek) … gibi fiilerle Past Will Future Continious kullanılmaz,Past Will Future tense kullanılır.


Örnekler :


-I will have wanted to go out . (Dışarı çıkmayı istemiş olacağım.) ( I will have been wanting to go out olmaz.)

-I will have liked that kind of books.(O tarz kitapları sevmiş olacağım.)

(I will have been liking that kind of books recently olmaz.)

-You will have hated selfish people. (Bencil insanlardan nefret etmiş olacaksın.) (You will have been hating selfish people olmaz.)

-

CÜMLE YAPISI


Past Will Future Continious yapısıyla cümle kurarken Will have been‘den sonra fiillere “ing” eki getiririz.


Örnekler :


-She will have been learning how to drive.(O araba kullanmayı öğrenmekte olacak.)

-We will have been waiting for him. (Onu beklemekte olacağız.)

-You will have been studying hard for the exam.(Sınava sıkı çalışmakta olacaksın.)


OLUMLU CÜMLE :


OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-Will I have been walking in the park?

( Parkta yürümekte olacak mıyım?)

- Yes,you will. (Evet)

-No,you won’t (Hayır)


-Will you have been walking in the park?

( Parkta yürümüş olacak mısın?)

- Yes,I will. (Evet)

-No,I won’t (Hayır)


-Will he have been walking in the park?

( Parkta yürümekte olacak mı?)

- Yes,he will. (Evet)

-No,he won’t (Hayır)


-Will she have been walking in the park?

( Parkta yürümekte olacak mı?)

- Yes,she will. (Evet)

-No,she won’t (Hayır)


- Will it have been walking in the park?

( Parkta yürümekte olacak mı?)

- Yes,it will. (Evet)

-No,it won’t (Hayır)

-

-Will Ali have been walking in the park?

( Ali parkta yürümekte olacak mı?)

- Yes,he will. (Evet)

-No,he won’t (Hayır)


-Will we have been walking in the park?

( Parkta yürümekte olacak mıyız?)

- Yes,you will. (Evet)

-No,you won’t (Hayır)


-Will you have been walking in the park?

( Parkta yürümekte olacak mısınız?)

- Yes,we will. (Evet)

-No,we won’t (Hayır)


-Will they have been walking in the park?

( Parkta yürümekte olacaklar mı?)

- Yes,they will. (Evet)

-No,they won’t (Hayır)


-Will my friends have been walking in the park?

( Arkadaşlarım parkta yürümekte olacaklar mı?)

- Yes,they will. (Evet)

-No,theywon’t (Hayır)


2.Dilek Şart Kipleri


ØEylemin ne zaman yapıldığından çok yeterlilik,istek,zorunluluk… gibi anlamları verirler.


CAN ( - e bilmek )


Ø Yeterlilik bildirir.

Örnekler :

-I can swim very well. (Çok iyi yüzebilirim.)

-He can run fast.(Hızlı koşabilir.)

-She can speak English fluently and accurately.(Doğru ve akıcı İngilizce konuşabilir.)


ØSamimi olduğumuz insanlardan izin isterken veya rica ederken kullanırız.

Örnekler :

- Can I open the door ? (Kapıyı açabilir miyim?) (İZİN)

-Can you lend me your pen? (Kalemini ödünç verebilir misin?) (RİCA)

-Can you speak more slowly? (Daha yavaş konuşabilir misin?) (RİCA )

-Can I borrow your book for a while? (Bir süre kitabını ödünç alabilir miyim?) (İZİN)


ØYüzde elli olasılıkla ihtimal veya imkansızlık bildirir.

Örnekler :

-He can be American. (O Amerikalı olabilir.) (%50 ihtimal) - He can’t be American.(Amerikalı olamaz.) (İhtimal yok)

-She can come to the party. (Partiye gelebilir.) (%50 ihtimal)

-We can explain the reasons later. (Nedenlerini daha sonra açıklayabiliriz.) (%50 ihtimal)


Not : Bu durumlar geçmişte kaldığında “can have” den sonra fiile “ed” getiririz veya düzensizse fiilin 3.halini yazarız.

Örnekler :

-He can have been American. (O Amerikalı olabilirdi.)

-She can have come to the party. (Partiye gelebilirdi.)

-We can have explained the reasons. (Nedenleri açıklayabilirdik.)

-

CÜMLE YAPISI

Can‘den sonra fillerin yalın halini kullanırız.


OLUMLU CÜMLE :


OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-Can I swim very well?

( Çok iyi yüzebilir miyim?)

- Yes,you can. (Evet)

-No,you can’t (Hayır)


-Can you swim very well?

( Çok iyi yüzebilir misin?)

- Yes,I can. (Evet)

-No,I can’t (Hayır)


-Can he swim very well?

( Çok iyi yüzebilir mi?)

- Yes,he can. (Evet)

-No,he can’t (Hayır)


-Can she swim very well?

( Çok iyi yüzebilir mi?)

- Yes,she can. (Evet)

-No,she can’t (Hayır)


- Can it swim very well?

( Çok iyi yüzebilir mi?)

- Yes,it can. (Evet)

-No,it can’t (Hayır)


-Can Ali swim very well?

( Ali çok iyi yüzebilir mi?)

- Yes,he can. (Evet)

-No,he can’t (Hayır)


-Can we swim very well?

( Çok iyi yüzebilir miyiz?)

- Yes,you can. (Evet)

-No,you can’t (Hayır)


-Can you swim very well?

( Çok iyi yüzebilir misiniz?)

- Yes,we can. (Evet)

-No,we can’t (Hayır)


-Can they swim very well?

( Çok iyi yüzebilirler mi?)

- Yes,they can. (Evet)

-No,they can’t (Hayır)


-Can my friends swim very well?

( Arkadaşlarım çok iyi yüzebilirler mi?)

- Yes,they can. (Evet)

-No,they can’t (Hayır)


COULD( - e biliyordu )


Ø Geçmişteki yeteneklerimizi ifade ederken kullanırız.

Örnekler :

-I could swim very well. (Çok iyi yüzebiliyordum.)

-He could run fast.(Hızlı koşabiliyordu.)

-She could speak English fluently and accurately.(Doğru ve akıcı İngilizce konuşabiliyordu.)


ØTanımadığımız,mesafeli olduğumuz veya saygı duyduğumuz insanlardan izin isterken veya rica ederken kullanırız.

Örnekler :

- Could I open the door ? (Kapıyı açabilir miyim?) (İZİN)

-Could you lend me your pen? (Kalemini ödünç verebilir misin?) (RİCA)

-Could you speak more slowly? (Daha yavaş konuşabilir misin?) (RİCA )

-Could I borrow your book for a while? (Bir süre kitabını ödünç alabilir miyim?) (İZİN)


ØDüşük ihtimal bildirir.

Örnekler :

-He could be American. (O Amerikalı olabilir.) (%30 ihtimal) - He couldn’t be American.(Amerikalı olmaya bilirdi.)

-She can come to the party. (Partiye gelebilir.) (%30 ihtimal)

-We could explain the reasons later. (Nedenlerini daha sonra açıklayabiliriz.) (%30 ihtimal)


Not : Bu durumlar geçmişte kaldığında “could have” den sonra fiile “ed” getiririz veya düzensizse fiilin 3.halini yazarız.

Örnekler :

-He could have been American. (O Amerikalı olabilirdi.)

-She could have come to the party. (Partiye gelebilirdi.)

-We could have explained the reasons. (Nedenleri açıklayabilirdik.)

-

CÜMLE YAPISI

Could‘dan sonra fillerin yalın halini kullanırız.


OLUMLU CÜMLE :


OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-Could I swim very well?

( Çok iyi yüzebiliyor muydum?)

- Yes,you could. (Evet)

-No,you couldn’t (Hayır)


-Could you swim very well?

( Çok iyi yüzebiliyor muydun?)

- Yes,I could. (Evet)

-No,I couldn’t (Hayır)


-Could he swim very well?

( Çok iyi yüzebiliyor muydu?)

- Yes,he could. (Evet)

-No,he couldn’t (Hayır)


-Could she swim very well?

( Çok iyi yüzebiliyor muydu?)

- Yes,she could. (Evet)

-No,she couldn’t (Hayır)


- Could it swim very well?

( Çok iyi yüzebiliyor muydu?)

- Yes,it could. (Evet)

-No,it couldn’t (Hayır)


-Could Ali swim very well?

( Ali çok iyi yüzebiliyor muydu?)

- Yes,he could. (Evet)

-No,he couldn’t (Hayır)


-Could we swim very well?

( Çok iyi yüzebiliyor muyduk?)

- Yes,you could. (Evet)

-No,you couldn’t (Hayır)


-Could you swim very well?

( Çok iyi yüzebiliyor muydunuz?)

- Yes,we could. (Evet)

-No,we couldn’t (Hayır)


-Could they swim very well?

( Çok iyi yüzebiliyor muydu?)

- Yes,they could. (Evet)

-No,they couldn’t (Hayır)


-Can my friends swim very well?

( Arkadaşlarım çok iyi yüzebiliyor muydu?)

- Yes,they could. (Evet)

-No,theycouldn’t (Hayır)


Be able to ( - e bilmek )


Ø Continious Tenseler (fiille -ing eki getirdiğimiz yapılar) hariç tüm zamanlardaki yeteneklerimizi ifade ederken kullanırız.

Örnekler :

-I am able to swim. (Çok iyi yüzebilirim.) GENİŞ ZAMAN

-He was able to run fast.(Hızlı koşabildim.) GEÇMİŞ ZAMAN

-She has been able to speak English fluently and accurately.

(Doğru ve akıcı İngilizce konuşabildi.) YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN

-They will be able to pay their debts.

(Borçlarını ödeyebilecekler.) PLANSIZ GELECEK ZAMAN

-I am going to be able to buy a good car.

(İyi bir araba satın alabileceğim.) PLANLI GELECEK ZAMAN


Not : “be able to” yapısını daha çok zor bir işin üstesinden gelmek,başarmak anlamında kullanırız.


-The building was on fire but we were able to save the child.

(Bina yanıyordu ama biz çocuğu kurtarabildik.)

-The questions in the exam was very difficult but I was able to pass the exam.

(Sınavdaki sorular zordu ama ben sınavı geçebildim.)

MUST ( -meli , - malı )


ØKişisel zorunluluk bildirirken veya güçlü tavsiye verirken kullanılır.

Örnekler :

-I must tidy my room. (Odamı toplamalıyım.) KİŞİSEL ZORUNLULUK

-You must that film. (O filmi görmelisin.) GÜÇLÜ TAVSİYE

-I must speak to her. (Onunla konuşmalıyım) KİŞİSEL ZORUNLULUK


ØYüksek ihtimal bildirir.

Örnekler:

-He must be American. (O Americalı olmalı.) (%90)

-She must be at home. (Evde olmalı.) (%90)


NOT : Bu durumlar geçmişte kaldığında “must have” ‘den sonra fiile “ed” getiririz veya düzensizse 3.halini yazarız.

Örnekler :

-He must have been an American. (Amerikalı olmalıydı.)

-She must have been at home. (Evde olmalıydı.)


OLUMLU CÜMLE :

OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-Must I go out?

( Dışarı çıkmalı mıyım?)

- Yes,you must. (Evet)

-No,you mustn’t (Hayır)


-Must you go out?

( Dışarı çıkmalı mısın?)

- Yes,I must. (Evet)

-No,I mustn’t (Hayır)


-Must he go out?

( Dışarı çıkmalı mı?)

- Yes,he must. (Evet)

-No,he mustn’t (Hayır)


-Must she go out?

( Dışarı çıkmalı mı?)

- Yes,she must. (Evet)

-No,she mustn’t (Hayır)


- Must it go out?

( Dışarı çıkmalı mı?)

- Yes,it must. (Evet)

-No,it mustn’t (Hayır)


-Must Ali go out?

( Ali dışarı çıkmalı mı?)

- Yes,he must. (Evet)

-No,he mustn’t (Hayır)


-Must we go out?

( Dışarı çıkmalı mıyız?)

- Yes,you must. (Evet)

-No,you mustn’t (Hayır)


-Must you go out?

( Dışarı çıkmalı mısınız?)

- Yes,we must. (Evet)

-No,we mustn’t (Hayır)


-Must they go out?

( Dışarı çıkmalılar mı?)

- Yes,they must. (Evet)

-No,they mustn’t (Hayır)


-Must my friends go out?

(Arkadaşlarım dışarı çıkmalılar mı?)

- Yes,they must. (Evet)

-No,they mustn’t (Hayır)



HAVE TO ( - meli , - malı )


ØKuralların getirdiği veya dışarıdan gelen zorunluluğu ifade ederken kullanırız


Örnekler :

-I have to be at work on time. (Zamanında iş yerinde olmalıyım.)


-You have to follow what the doctor says.(Doktorun dediklerine uymalısın.)


-She has to wear a uniform at the lab.(Labaratuarda üniforma giymeli.)


-They have to pay their debts. (Borçlarını ödemeliler.)


Not : “Have to” yapısının olumsuzu “don’t have to / doesn’t have to” dur.Gerek yok anlamına gelir.


-It’s Saturday tomorrow so I don’t have to get up early.

(Yarın Cumartesi bu yüzden erken kalkmama gerek yok.)

-

-She has enough money so she doesn’t have to work.

(Yeterince parası var bu yüzden çalışmasına gerek yok.)

NOT: “have to” yapısını Continious Tenseler (Fiille -ing getirdiğimiz yapılar) hariç tüm zamanlarda kullanabiliriz.


Örnekler :

-I had to pay for his debts. (Onun borçlarını ödemek zorunda kaldım.) GEÇMİŞ ZAMAN

-You will have to apply for that job.

(O işe başvurmak zorunda kalacaksın.) PLANSIZ GELECEK ZAMAN

-I have had to speak to her. (Onunla konuşmak zorunda kaldım) YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN

-She didn’t have to tell him. (Ona anlatmasına gerek yoktu.) GEÇMİŞ ZAMAN

-I won’t have had to work for him.

(Onunla çalışmak zorunda kalmayacaktım.) GEÇMİŞ PLANSIZ GELECEK ZAMAN

-She was going to have to stay there.

(Orda kalmak zorunda kalacaktı.) GEÇMİŞ PLANLI GELECEK ZAMAN


OLUMLU CÜMLE :


OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-Do I have to go out?

( Dışarı çıkmalı mıyım?)

- Yes,you do. (Evet)

-No,you don’t (Hayır)


-Do you have to go out?

( Dışarı çıkmalı mısın?)

- Yes,I do. (Evet)

-No,I don’t (Hayır)


-Does he have to go out?

( Dışarı çıkmalı mı?)

- Yes,he does. (Evet)

-No,he doesn’t (Hayır)


-Does she have to go out?

( Dışarı çıkmalı mı?)

- Yes,she does. (Evet)

-No,she doesn’t (Hayır)


- Does it have to go out?

( Dışarı çıkmalı mı?)

- Yes,it does. (Evet)

-No,it doesn’t (Hayır)


-Does Ali have to go out?

( Ali dışarı çıkmalı mı?)

- Yes,he does. (Evet)

-No,he doesn’t (Hayır)


-Do we have to go out?

( Dışarı çıkmalı mıyız?)

- Yes,you do. (Evet)

-No,you don’t (Hayır)


-Do you have to go out?

( Dışarı çıkmalı mısınız?)

- Yes,we do. (Evet)

-No,we don’t (Hayır)


-Do they have to go out?

( Dışarı çıkmalılar mı?)

- Yes,they do. (Evet)

-No,they don’t (Hayır)


-Do my friends have to go out?

(Arkadaşlarım dışarı çıkmalılar mı?)

- Yes,they do. (Evet)

-No,theydon’t (Hayır)



MIGHT / MAY ( - e bilmek )


ØDüşük ihtimal bildirir


Örnekler :

-I may be at work on time. (Zamanında iş yerinde olabilir.)

-You might earn a lot of money.(Çok para kazanabilirsin.)

-She may not wear that dress at the party.(Partide o elbiseyi giymeyebilir.)

-They might pay their debts. (Borçlarını ödeyebilirler.)


Not : Bu durumlar geçmişte kaldığında “may have” ve “might have” ‘den sonra fiile “ed” getiririz veya fiilin 3.halini kullanırız.


Örnekler :

-He might have come to work earlier. (İşe daha erken gelebilirdi.)

-She may have slept well last night. (Geçen gece iyi uyumuş olabilirdi.)

-He might have brought your car.(Arabanı getirebilirdi.)

-We may have watched an action movie.(Bir aksiyon filmi izleyebilirdik.)

Ø“May” ‘i izin alırken kullanırız


Örnekler :

-May I come in? (İçeri girebilir miyim?)

-May I borrow your pen? (Kalemini ödünç alabilir miyim?)

-May I sit here? (Buraya oturabilir miyim?)

-May I bring my brother to the party? (Erkek kardeşimi partiye getirebilir miyim?)


OLUMLU CÜMLE :

OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-May I go out?

( Dışarı çıkabilir miyim?)

- Yes,you may. (Evet)

-No,you may not (Hayır)


-May you go out?

(Dışarı çıkabilir misin?)

- Yes,I may. (Evet)

-No,I may not (Hayır)


-May he go out?

(Dışarı çıkabilir mi?)

- Yes,he may. (Evet)

-No,he may not (Hayır)


-May she go out?

(Dışarı çıkabilir mi?)

- Yes,she may. (Evet)

-No,she may not (Hayır)


- May it go out?

(Dışarı çıkabilir mi?)

- Yes,it may. (Evet)

-No,it may not (Hayır)

-

-May Ali go out?

(Ali dışarı çıkabilir mi?)

- Yes,he may. (Evet)

-No,he may not (Hayır)


-May we go out?

(Dışarı çıkabilir miyiz?)

- Yes,you may. (Evet)

-No,you may not (Hayır)


-May you go out?

(Dışarı çıkabilir misiniz?)

- Yes,we may. (Evet)

-No,we may not (Hayır)


-May they go out?

(Dışarı çıkabilirler mi?)

- Yes,they may. (Evet)

-No,they may not (Hayır)


-May my friends go out?

(Arkadaşlarım dışarı çıkabilirler mi?)

- Yes,they may. (Evet)

-No,theymay not (Hayır)


Kısa Cevaplar:


-Might I go out?

( Dışarı çıkabilir miyim?)

- Yes,you might. (Evet)

-No,you might not (Hayır)


-Might you go out?

(Dışarı çıkabilir misin?)

- Yes,I might. (Evet)

-No,I might not (Hayır)


-Might he go out?

(Dışarı çıkabilir mi?)

- Yes,he might. (Evet)

-No,he might not (Hayır)


-Might she go out?

(Dışarı çıkabilir mi?)

- Yes,she might. (Evet)

-No,she might not (Hayır)


- Might it go out?

(Dışarı çıkabilir mi?)

- Yes,it might. (Evet)

-No,it might not (Hayır)

-

-Might Ali go out?

(Ali dışarı çıkabilir mi?)

- Yes,he might. (Evet)

-No,he might not (Hayır)


-Might we go out?

(Dışarı çıkabilir miyiz?)

- Yes,you might . (Evet)

-No,you might not (Hayır)


-Might you go out?

(Dışarı çıkabilir misiniz?)

- Yes,we might . (Evet)

-No,we might not (Hayır)


-Might they go out?

(Dışarı çıkabilirler mi?)

- Yes,they might . (Evet)

-No,they might not (Hayır)


-Might my friends go out?

(Arkadaşlarım dışarı çıkabilirler mi?)

- Yes,they might . (Evet)

-No,they might not (Hayır)



SHOULD ( - meli , - malı )


ØTavsiye verirken kullanırız.


Örnekler :

-You should study harder. (Daha sıkı çalışmalısınız.)

-He shouldn’t eat junk food that much.(O kadar çok abur cubur yememeli.)

-She should speak to her.(Onunla konuşmalı.)

-They should get ahead to buy that car. (O arabayı almak için para biriktirmeliler.)


Not : Bu durumlar geçmişte kaldığında “should have” ‘den sonra fiile “ed” getiririz veya fiilin 3.halini kullanırız.


Örnekler :

-He should have come to work earlier. (İşe daha erken gelmeliydi.)

-She should have called her last night. (Geçen gece onu aramalıydı.)

-He should have brought your car.(Arabanı getirmeliydi.)

-We should have watched an action movie.(Bir aksiyon filmi izlemeliydik.)

ØTavsiye isterken kullanırız.


Örnekler :

-What should I do? (Ne yapmalıyım?)

-Should I talk to her? (Onunla konuşmalı mıyım?)

-Should I go there? (Oraya gidebilir miyim?)

-Should I bring my brother to the party? (Erkek kardeşimi partiye getirmeli miyim?)


OLUMLU CÜMLE :


OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-Should I go out?

( Dışarı çıkmalı mıyım?)

- Yes,you should. (Evet)

-No,you shouldn’t (Hayır)


-Should you go out?

( Dışarı çıkmalı mısın?)

- Yes,I should. (Evet)

-No,I shouldn’t (Hayır)


-Should he go out?

( Dışarı çıkmalı mı?)

- Yes,he should. (Evet)

-No,he shouldn’t (Hayır)


-Should she go out?

( Dışarı çıkmalı mı?)

- Yes,she should. (Evet)

-No,she shouldn’t (Hayır)


- Should it go out?

( Dışarı çıkmalı mı?)

- Yes,it should. (Evet)

-No,it shouldn’t (Hayır)


-Should Ali go out?

( Ali dışarı çıkmalı mı?)

- Yes,he should. (Evet)

-No,he shouldn’t (Hayır)


-Should we go out?

( Dışarı çıkmalı mıyız?)

- Yes,you should. (Evet)

-No,you shouldn’t (Hayır)


-Should you go out?

( Dışarı çıkmalı mısınız?)

- Yes,we should. (Evet)

-No,we shouldn’t (Hayır)


-Should they go out?

( Dışarı çıkmalılar mı?)

- Yes,they should. (Evet)

-No,they shouldn’t (Hayır)


-Should my friends go out?

(Arkadaşlarım dışarı çıkmalılar mı?)

- Yes,they should. (Evet)

-No,theyshouldn’t(Hayır



USED TO ( - erdi , - ardı )


ØGeçmişteki alışkanlıklarımızı ifade ederken kullanırız..


Örnekler :

-You used to study harder. (Daha sıkı çalışırdın.)

-He used to eat junk food a lot.(O çok abur cubur yerdi.)

-She used to speak to her everyday.(Onunla her gün konuşurdu.)


Not : “To be used to” alışkın olmak,”get used to” ise alışmak anlamında kullanılır.


Örnekler :

-He is used to get up early. (Erken kalkmaya alışkındır.)

-She will get used to live in İstanbul. (İstanbulda yaşamaya alışacak.)

-We are used to workin hard conditions.(Zor şartlar altında çalışmaya alışkınız.)

-They don’t get used to study that hard .(O kadar sıkı ders çalışmaya alışamazlar.)

Ø“Would” yapısını da “used to” gibi geçmişteki alışkanlıklarımız ifade etmek için kullanabiliriz.


Örnekler :

-I would know many games when I was a child. (Çocukken pek çok oyun bilirdim.)

-I would have breakfast every morning. (Her sabah kahvaltı yapardım.)

-She would often meet her friends.(Sık sık arkadaşlarıyla buluşurdu.)

-They would walk in the park at the weekends. (Hafta sonları parkta yürürlerdi.)


OLUMLU CÜMLE :


OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-Did I used to go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydım?)

- Yes,you did. (Evet)

-No,you didn’t (Hayır)


-Did you used to go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydın?)

- Yes,I did. (Evet)

-No,I didn’t (Hayır)


-Did he used to go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydı?)

- Yes,he did. (Evet)

-No,he didn’t (Hayır)


-Did she used to go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydı?)

- Yes,she did. (Evet)

-No,she didn’t (Hayır)


- Did it used to go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydı?)

- Yes,it did. (Evet)

-No,it didn’t (Hayır)

-

-Did Ali used to go out at nights?

( Ali geceleri dışarı çıkar mıydı?)

- Yes,he did. (Evet)

-No,he didn’t (Hayır)


-Did we used to go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydık?)

- Yes,you did. (Evet)

-No,you didn’t (Hayır)


-Did you used to go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydınız?)

- Yes,we did. (Evet)

-No,we didn’t (Hayır)


-Did they used to go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkarlar mıydı?)

- Yes,they did. (Evet)

-No,they didn’t (Hayır)


-Did my friends used to go out at nights?

( Arkadaşlarım geceleri dışarı çıkarlar mıydı?)

- Yes,they did. (Evet)

-No,theydidn’t (Hayır)



WOULD ( - erdi , - ardı )


ØGeçmişteki alışkanlıklarımızı ifade ederken kullanırız..


Örnekler :

- I would know many games when I was a child. (Çocukken pek çok oyun bilirdim.)

-I would have breakfast every morning. (Her sabah kahvaltı yapardım.)

-She would often meet her friends.(Sık sık arkadaşlarıyla buluşurdu.)

-They would walk in the park at the weekends. (Hafta sonları parkta yürürlerdi.)


ØGerçek dışı durumları ifade etmek için kullanırız.

Örnekler :

-It would be nice to buy a new car but we can’t afford it. (Yeni bir araba almak güzel olurdu ama gücümüz yetmez.)

-I would love to live by the sea. (Deniz kenarında yaşamayı çok isterdim.)

ØBu gerçek dışı durumlar geçmişte kaldığında “would have” den sonra fiille “ed” getiririz veya düzensizse 3.halini yazarız.

Örnekler :

-They helped us a lot.I don’t know what we would have done without their help.

(Bize çok yardım ettiler.Onların yardımı olmadan ne yapardık bilmiyorum.)

-I didn’t tell him what happened because he wouldn’t have understood. (Ne olduğunu ona anlatmadım çünkü anlamazdı.)


Ø“Wouldn’t do” yapmayı reddetti anlamında da kullanılır.

Örnekler :

-I tried to warn him but he wouldn’t listen to me. (Anlatmaya çalıştım ama beni dinlemedi.)

-The car wouldn’t start. (Araba çalışmadı.)


OLUMLU CÜMLE :


OLUMSUZ CÜMLE :


SORU CÜMLESİ :


Kısa Cevaplar:


-Would I go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydım?)

- Yes,you would. (Evet)

-No,you wouldn’t (Hayır)


-Would you go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydın?)

- Yes,I would. (Evet)

-No,I wouldn’t (Hayır)


-Would he go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydı?)

- Yes,he would. (Evet)

-No,he wouldn’t (Hayır)


-Would she go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydı?)

- Yes,she would. (Evet)

-No,she wouldn’t (Hayır)


-Would it go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydı?)

- Yes,it would. (Evet)

-No,it wouldn’t (Hayır)

-

-Would Ali go out at nights?

( Ali geceleri dışarı çıkar mıydı?)

- Yes,he would. (Evet)

-No,he wouldn’t (Hayır)


-Would we go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydık?)

- Yes,you would. (Evet)

-No,you wouldn’t (Hayır)


-Would you go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkar mıydınız?)

- Yes,we would. (Evet)

-No,we wouldn’t (Hayır)


-Would they go out at nights?

( Geceleri dışarı çıkarlar mıydı?)

- Yes,they would. (Evet)

-No,they wouldn’t (Hayır)


-Would my friends go out at nights?

( Arkadaşlarım geceleri dışarı çıkarlar mıydı?)

- Yes,they would. (Evet)

-No,they wouldn’t (Hayır)



 
 
 

Yorumlar


Hi, thanks for dropping by!

bottom of page